SURE 20 · 135 AYET · Mekkî

Taa-Haa

Tâhâ

طه
Quran.com’da dinleyin ve çalışın
20:1Sayfa 312 · Cüz 16

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ طه ۝١

Tâ-hâ [1]

Meal notları
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:2Sayfa 312 · Cüz 16

مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ ۝٢

Biz sana Kur’ân’ı güçlük çekmen için indirmedik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:3Sayfa 312 · Cüz 16

إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ ۝٣

Ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:4Sayfa 312 · Cüz 16

تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَـٰوَٰتِ ٱلْعُلَى ۝٤

O, yeri ve yüksek gökleri yaratan Allah tarafından indirilmiştir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:5Sayfa 312 · Cüz 16

ٱلرَّحْمَـٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ ۝٥

Rahman Arş'a istivâ etmiştir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:6Sayfa 312 · Cüz 16

لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ ۝٦

Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:7Sayfa 312 · Cüz 16

وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى ۝٧

Sen sözünü açığa vursan bile muhakkak O saklı olanı da gizli olanı da bilir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:8Sayfa 312 · Cüz 16

ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ ۝٨

Allah odur ki Ondan başka (hak) ilâh yoktur. En güzel isimler yalnız Onundur.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:9Sayfa 312 · Cüz 16

وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ۝٩

Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:10Sayfa 312 · Cüz 16

إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى ۝١٠

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:11Sayfa 312 · Cüz 16

فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَـٰمُوسَىٰٓ ۝١١

Ateşin yanına geldiği zaman: "Ey Mûsâ!" diye seslenildi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:12Sayfa 312 · Cüz 16

إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ ۖ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ۝١٢

"Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ Vadisi'ndesin."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:13Sayfa 313 · Cüz 16

وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ ۝١٣

Ben seni seçtim. Şimdi sana vahyolunanı dinle.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:14Sayfa 313 · Cüz 16

إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ ۝١٤

"Şüphesiz ben, Allah’ım. Benden başka (hak) ilah yok! Bana ibadet et, beni anmak için namazı ikame et."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:15Sayfa 313 · Cüz 16

إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ ۝١٥

"Muhakkak kıyamet saati gelecektir. Her nefis yaptığının karşılığını görsün diye vaktini neredeyse büsbütün gizli tutacağım."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:16Sayfa 313 · Cüz 16

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ ۝١٦

“Ona iman etmeyen ve hevâsına uyan kimse ondan seni alıkoymasın. O takdirde helâk olursun.”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:17Sayfa 313 · Cüz 16

وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَـٰمُوسَىٰ ۝١٧

Şu sağ elindeki nedir Ey Mûsâ?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:18Sayfa 313 · Cüz 16

قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ ۝١٨

"O asamdır. Ona dayanırım. Onunla koyunlarıma yaprak silkerim ve ondan başka işlerimde de yararlanırım." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:19Sayfa 313 · Cüz 16

قَالَ أَلْقِهَا يَـٰمُوسَىٰ ۝١٩

"Onu at, ey Mûsâ!" dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:20Sayfa 313 · Cüz 16

فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ ۝٢٠

Mûsâ da onu attı. O bir anda hızla hareket eden bir yılan oluverdi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:21Sayfa 313 · Cüz 16

قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ ۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ ۝٢١

"Onu al ve korkma!" dedi. "Onu ilk haline döndüreceğiz."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:22Sayfa 313 · Cüz 16

وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ ۝٢٢

"Başka bir alâmet olmak üzere de elini koltuğunun altına götür. Kusursuz, hastalıksız, bembeyaz olarak çıkacaktır."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:23Sayfa 313 · Cüz 16

لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَـٰتِنَا ٱلْكُبْرَى ۝٢٣

Böylece sana büyük mucizelerimizden gösterelim.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:24Sayfa 313 · Cüz 16

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝٢٤

Firavun’a git, çünkü o iyice azdı.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:25Sayfa 313 · Cüz 16

قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى ۝٢٥

"Rabbim gönlüme ferahlık ver!" dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:26Sayfa 313 · Cüz 16

وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى ۝٢٦

İşimi kolaylaştır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:27Sayfa 313 · Cüz 16

وَٱحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِى ۝٢٧

Dilimdeki düğümü çöz.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:28Sayfa 313 · Cüz 16

يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى ۝٢٨

Sözümü iyi anlasınlar.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:29Sayfa 313 · Cüz 16

وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى ۝٢٩

Bana ailemden bir yardımcı ver.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:30Sayfa 313 · Cüz 16

هَـٰرُونَ أَخِى ۝٣٠

Kardeşim Hârûn’u.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:31Sayfa 313 · Cüz 16

ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى ۝٣١

Onunla arkamı güçlendir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:32Sayfa 313 · Cüz 16

وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى ۝٣٢

Ve onu işimde ortak yap ki

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:33Sayfa 313 · Cüz 16

كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا ۝٣٣

Seni çokça tesbih edebilelim.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:34Sayfa 313 · Cüz 16

وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا ۝٣٤

Ve seni çokça zikredelim.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:35Sayfa 313 · Cüz 16

إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا ۝٣٥

Çünkü sen bizi hakkıyla görensin.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:36Sayfa 313 · Cüz 16

قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَـٰمُوسَىٰ ۝٣٦

"Ey Mûsâ! İstediklerin sana verilmiştir." diye buyurdu.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:37Sayfa 313 · Cüz 16

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ ۝٣٧

"Andolsun ki sana başka bir sefer daha lütufta bulunmuştuk.''

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:38Sayfa 314 · Cüz 16

إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ ۝٣٨

"Bir zaman, annene ilham edilmesi gerekeni şeyi ilham etmiştik."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:39Sayfa 314 · Cüz 16

أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ ۝٣٩

Mûsâ'yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alsın. Sana da ey Mûsâ! Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:40Sayfa 314 · Cüz 16

إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ ۖ فَرَجَعْنَـٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ ۚ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَـٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّـٰكَ فُتُونًا ۚ فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَـٰمُوسَىٰ ۝٤٠

Kız kardeşin gitmiş ve: "O’na bakacak birini size göstereyim mi?" demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri döndürdük. Sen bir adam öldürmüştün de, seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni (önceden de) imtihan etmiştik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da bir takdir üzere geldin ey Mûsâ!

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:41Sayfa 314 · Cüz 16

وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى ۝٤١

Ve seni kendim için (rasûl olarak) seçtim.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:42Sayfa 314 · Cüz 16

ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَـٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى ۝٤٢

Sen ve kardeşin âyetlerimle gidin. Beni anmakta gevşeklik göstermeyin.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:43Sayfa 314 · Cüz 16

ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝٤٣

İkiniz Firavun’a gidin. Çünkü o haddini aşmıştır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:44Sayfa 314 · Cüz 16

فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ ۝٤٤

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:45Sayfa 314 · Cüz 16

قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ ۝٤٥

“Rabbimiz, biz, bize karşı aşırı gitmesinden yahut azgınlığını arttırmasından korkarız” dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:46Sayfa 314 · Cüz 16

قَالَ لَا تَخَافَآ ۖ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ ۝٤٦

"Korkmayın! Ben sizinle beraberim. İşitir ve görürüm." diye buyurdu.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:47Sayfa 314 · Cüz 16

فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ ۖ قَدْ جِئْنَـٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ ۖ وَٱلسَّلَـٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ ۝٤٧

Haydi gidin ona ve deyin ki: "Biz, Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet getirdik. Selam hidayete uyanlarındır."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:48Sayfa 314 · Cüz 16

إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ۝٤٨

"Bize vahyolundu ki, kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:49Sayfa 314 · Cüz 16

قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَـٰمُوسَىٰ ۝٤٩

"Sizin Rabbiniz kim ey Mûsâ?" dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:50Sayfa 314 · Cüz 16

قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ ۝٥٠

"Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren ve sonra da doğru yolu gösterendir." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:51Sayfa 314 · Cüz 16

قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ ۝٥١

"Önceki nesillerin durumu ne olacak?" dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:52Sayfa 315 · Cüz 16

قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَـٰبٍ ۖ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى ۝٥٢

"Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır." dedi. "Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:53Sayfa 315 · Cüz 16

ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ ۝٥٣

O yeryüzünü size bir döşek yapan, sizin için orada yollar açan ve gökten yağmur yağdırandır. Biz onunla çeşitli bitkilerden çifter çifter çıkardık.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:54Sayfa 315 · Cüz 16

كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَـٰمَكُمْ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ ۝٥٤

Hem siz yiyin; hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ayetler vardır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:55Sayfa 315 · Cüz 16

۞ مِنْهَا خَلَقْنَـٰكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ ۝٥٥

Sizi topraktan yarattık, sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:56Sayfa 315 · Cüz 16

وَلَقَدْ أَرَيْنَـٰهُ ءَايَـٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ ۝٥٦

Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve diretti.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:57Sayfa 315 · Cüz 16

قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَـٰمُوسَىٰ ۝٥٧

Ve dedi ki: "Sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin Ey Mûsâ?"

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:58Sayfa 315 · Cüz 16

فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى ۝٥٨

"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de gelebileceğimiz bir buluşma vakti belirle."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:59Sayfa 315 · Cüz 16

قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى ۝٥٩

Mûsâ da: "Buluşma zamanımız bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:60Sayfa 315 · Cüz 16

فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ ۝٦٠

Firavun dönüp hilesini topladı, sonra geldi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:61Sayfa 315 · Cüz 16

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ ۝٦١

Mûsâ onlara: "Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi helâk eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:62Sayfa 315 · Cüz 16

فَتَنَـٰزَعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ ۝٦٢

Sihirbazlar durumlarını aralarında tartışarak gizlice fısıldaştılar.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:63Sayfa 315 · Cüz 16

قَالُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَٰنِ لَسَـٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخْرِجَاكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلْمُثْلَىٰ ۝٦٣

"Bu iki sihirbaz sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve üstün olan (sihir) yolunuzu da yok etmek istiyor." dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:64Sayfa 315 · Cüz 16

فَأَجْمِعُوا۟ كَيْدَكُمْ ثُمَّ ٱئْتُوا۟ صَفًّا ۚ وَقَدْ أَفْلَحَ ٱلْيَوْمَ مَنِ ٱسْتَعْلَىٰ ۝٦٤

“O bakımdan bütün hilelerinizi bir araya getirip saf saf gelin. Çünkü bugün kim üstün gelirse umduğunu elde eder.”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:65Sayfa 316 · Cüz 16

قَالُوا۟ يَـٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ ۝٦٥

Sihirbazlar: “Ey Mûsâ! Ya önce sen at ya da ilk atan biz olalım.” dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:66Sayfa 316 · Cüz 16

قَالَ بَلْ أَلْقُوا۟ ۖ فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِن سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ ۝٦٦

"Hayır! Siz atın!" dedi. Bunun üzerine ipleri ve değnekleri sihirlerinden ötürü kendisine sanki yürüyorlarmış gibi göründü.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:67Sayfa 316 · Cüz 16

فَأَوْجَسَ فِى نَفْسِهِۦ خِيفَةً مُّوسَىٰ ۝٦٧

Mûsâ, içten içe bir korkuya kapıldı.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:68Sayfa 316 · Cüz 16

قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْأَعْلَىٰ ۝٦٨

"Korkma! Şüphesiz sen daha üstünsün." dedik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:69Sayfa 316 · Cüz 16

وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ ۖ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَـٰحِرٍ ۖ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ ۝٦٩

"Sağ elindekini (âsânı) at!" Onların yaptığını yutsun. Onların yaptıkları ancak bir büyücü hilesidir. Büyücü nerede olursa olsun kesinlikle kurtuluşa eremez.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:70Sayfa 316 · Cüz 16

فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَـٰرُونَ وَمُوسَىٰ ۝٧٠

Derken büyücüler secdeye kapandılar. “Hârûn ve Mûsâ ’nın Rabbine iman ettik.” dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:71Sayfa 316 · Cüz 16

قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ ۖ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ ۝٧١

(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım. O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:72Sayfa 316 · Cüz 16

قَالُوا۟ لَن نُّؤْثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَـٰتِ وَٱلَّذِى فَطَرَنَا ۖ فَٱقْضِ مَآ أَنتَ قَاضٍ ۖ إِنَّمَا تَقْضِى هَـٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَآ ۝٧٢

"Seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm verirsen ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin." dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:73Sayfa 316 · Cüz 16

إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَـٰيَـٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ ۗ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ ۝٧٣

"Gerçekten biz, günahlarımızı ve bizi işlemeye zorladığın büyüyü bağışlayarak bizi affetsin diye Rabbimize iman ettik. Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:74Sayfa 316 · Cüz 16

إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ ۝٧٤

Gerçek şu ki, kim Rabbine günahkâr olarak gelirse onun için cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:75Sayfa 316 · Cüz 16

وَمَن يَأْتِهِۦ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَـٰتُ ٱلْعُلَىٰ ۝٧٥

Kim de Mümin ve salih amel işlemiş olarak gelirse, işte onlar için de en yüksek dereceler vardır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:76Sayfa 316 · Cüz 16

جَنَّـٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ ۝٧٦

İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn Cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükâfatıdır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:77Sayfa 317 · Cüz 16

وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَـٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ ۝٧٧

Şüphesiz Mûsâ'ya, yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe duymaksızın kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç diye vahyettik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:78Sayfa 317 · Cüz 16

فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِۦ فَغَشِيَهُم مِّنَ ٱلْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ ۝٧٨

Firavun askerleriyle onları takip etti. Denizden onları kaplayacak olan su kaplayıverdi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:79Sayfa 317 · Cüz 16

وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ ۝٧٩

Firavun; halkını saptırdı, hidayet yolunu göstermedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:80Sayfa 317 · Cüz 16

يَـٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ قَدْ أَنجَيْنَـٰكُم مِّنْ عَدُوِّكُمْ وَوَٰعَدْنَـٰكُمْ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ ۝٨٠

Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:81Sayfa 317 · Cüz 16

كُلُوا۟ مِن طَيِّبَـٰتِ مَا رَزَقْنَـٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى ۖ وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ ۝٨١

Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra size gazabım iner. Gazabıma uğrayan yıkılıp yok olur gider.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:82Sayfa 317 · Cüz 16

وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ ۝٨٢

Ben elbette, tevbe edeni ve iman edip salih amel işleyen sonra da hidayete erişen kimseyi bağışlarım.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:83Sayfa 317 · Cüz 16

۞ وَمَآ أَعْجَلَكَ عَن قَوْمِكَ يَـٰمُوسَىٰ ۝٨٣

"Mûsâ! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir?" dedik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:84Sayfa 317 · Cüz 16

قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ ۝٨٤

“Onlar da arkamdan geliyorlar. Rabbim! Razı olasın diye ben sana (gelmekte) acele ettim.” dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:85Sayfa 317 · Cüz 16

قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ ۝٨٥

Buyurdu ki: "Senden sonra biz kavmini imtihan ettik. Sonra Sâmirî de onları saptırdı."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:86Sayfa 317 · Cüz 16

فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَـٰنَ أَسِفًا ۚ قَالَ يَـٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا ۚ أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى ۝٨٦

Mûsâ kızgın ve kederli bir şekilde kavmine döndü. Dedi ki: “Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Yoksa aradan geçen süre size uzun mu geldi, yahut üzerinize Rabbinizden bir gazabın gelmesini mi istediniz de bana olan vaadinizde durmadınız?”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:87Sayfa 317 · Cüz 16

قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَـٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَـٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ ۝٨٧

Dediler ki, “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Sâmirî de aynı şekilde attı.”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:88Sayfa 318 · Cüz 16

فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَـٰذَآ إِلَـٰهُكُمْ وَإِلَـٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ ۝٨٨

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: "Bu, sizin ilahınızdır, Mûsâ’nın da ilahıdır. Fakat o unuttu." dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:89Sayfa 318 · Cüz 16

أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا ۝٨٩

Onun kendilerine bir sözle cevap vermediğini ve onlara bir zarar veya fayda sağlamaya gücü olmadığını görmüyorlar mı?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:90Sayfa 318 · Cüz 16

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَـٰرُونُ مِن قَبْلُ يَـٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ ۖ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَـٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى ۝٩٠

Andolsun ki daha önce Hârûn onlara şöyle demişti: “Kavmim siz bununla ancak sınandınız. Muhakkak sizin Rabbiniz Rahman’dır. O halde bana uyun, emrime itaat edin.”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:91Sayfa 318 · Cüz 16

قَالُوا۟ لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَـٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ ۝٩١

Onlar ise: "Mûsâ bize geri dönünceye kadar başında dikilip buna ibadet etmeye devam edeceğiz." dediler.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:92Sayfa 318 · Cüz 16

قَالَ يَـٰهَـٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟ ۝٩٢

“Ey Hârûn ” dedi. “Onların sapıttıklarını görünce seni alıkoyan ne oldu?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:93Sayfa 318 · Cüz 16

أَلَّا تَتَّبِعَنِ ۖ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِى ۝٩٣

"Bana tabi olmadın, emrime karşı mı geldin?"

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:94Sayfa 318 · Cüz 16

قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ ۖ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى ۝٩٤

Dedi ki: “Anamın oğlu! Sakalıma, başıma yapışma. Ben, bana: İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın ve benim sözüme (neden) uymadın, diyeceğinden korktum.”

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:95Sayfa 318 · Cüz 16

قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَـٰسَـٰمِرِىُّ ۝٩٥

Senin bu yaptığın nedir ey Sâmirî?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:96Sayfa 318 · Cüz 16

قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا۟ بِهِۦ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِى نَفْسِى ۝٩٦

O da: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin (Cebrâil -aleyhisselam-'ın) izinden bir avuç (toprak) avuçladım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:97Sayfa 318 · Cüz 16

قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ ۖ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ ۖ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَـٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا ۖ لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا ۝٩٧

Mûsâ: "Haydi git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız. Sonra parça parça edip denize savuracağız." dedi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:98Sayfa 318 · Cüz 16

إِنَّمَآ إِلَـٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ وَسِعَ كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا ۝٩٨

Sizin ilahınız ancak, kendisinden başka (hak) ilah olmayan Allah’tır. O her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:99Sayfa 319 · Cüz 16

كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ ۚ وَقَدْ ءَاتَيْنَـٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا ۝٩٩

İşte geçmiş olanların haberlerinden sana böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (öğüt) verdik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:100Sayfa 319 · Cüz 16

مَّنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُۥ يَحْمِلُ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ وِزْرًا ۝١٠٠

Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:101Sayfa 319 · Cüz 16

خَـٰلِدِينَ فِيهِ ۖ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ حِمْلًا ۝١٠١

O kimseler onda ebediyen kalacaklardır. Kıyamet gününde o onlar için ne kötü bir yük olacaktır!

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:102Sayfa 319 · Cüz 16

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا ۝١٠٢

Sûr’a üflendiği gün, işte o gün suçluların gözleri (korkudan) mavi halde haşrederiz.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:103Sayfa 319 · Cüz 16

يَتَخَـٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا ۝١٠٣

"Kendi aralarında gizlice siz ancak on gün kaldınız diye fısıldaşırlar."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:104Sayfa 319 · Cüz 16

نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا ۝١٠٤

Biz, onların söylediklerini daha iyi biliriz. En tutarlı görüş sahibi olanı “Sadece bir gün kaldınız." der.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:105Sayfa 319 · Cüz 16

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا ۝١٠٥

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edecektir."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:106Sayfa 319 · Cüz 16

فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا ۝١٠٦

Yerlerini de dümdüz edecektir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:107Sayfa 319 · Cüz 16

لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَآ أَمْتًا ۝١٠٧

Artık orada ne bir çukur, ne de bir tümsek görebilirsin?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:108Sayfa 319 · Cüz 16

يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِىَ لَا عِوَجَ لَهُۥ ۖ وَخَشَعَتِ ٱلْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَـٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا ۝١٠٨

O günde davetçiye uyarlar. Hiçbir tarafa sapmayarak giderler. Rahman’ın huzurunda sesler kısılmış olacak. Kıpırdayan dudakların fısıltısından başkasını duyamayacaksın.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:109Sayfa 319 · Cüz 16

يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَـٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا ۝١٠٩

O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:110Sayfa 319 · Cüz 16

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلْمًا ۝١١٠

Allah; önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onların hiçbirinin ilmi O'nu kuşatamaz.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:111Sayfa 319 · Cüz 16

۞ وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا ۝١١١

Ve yüzler Hayy ve Kayyum olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen hüsrana uğramıştır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:112Sayfa 319 · Cüz 16

وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا ۝١١٢

Mümin olarak salih amel işleyen kimse, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (hakkının) eksiltilmesinden de.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:113Sayfa 319 · Cüz 16

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَـٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا ۝١١٣

Böylece onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ve onda tehditlerimizi tekrar ettik. Olur ki korkarlar yahut o onlara bir ibret ve öğüt olur.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:114Sayfa 320 · Cüz 16

فَتَعَـٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ ۗ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ ۖ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا ۝١١٤

Gerçek Melik/Hükümran olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme ve: “Rabbim! İlmimi arttır.” de.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:115Sayfa 320 · Cüz 16

وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا ۝١١٥

Andolsun ki biz daha önce Adem’e vahyetmiştik. Fakat o unuttu, biz onu azimli bulmadık.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:116Sayfa 320 · Cüz 16

وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ ۝١١٦

Hani meleklere: Âdem'e secde edin demiştik de, hemen secde ettiler. İblis ise kaçındı.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:117Sayfa 320 · Cüz 16

فَقُلْنَا يَـٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَـٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ ۝١١٧

"Ey Âdem! Bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht, mutsuz olursun." dedik.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:118Sayfa 320 · Cüz 16

إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ ۝١١٨

Oysa Cennet'te ne acıkırsın, ne de açık/çıplak kalırsın.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:119Sayfa 320 · Cüz 16

وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ ۝١١٩

Ne susuzluk hissedersin, ne de Güneşin sıcağında kalırsın.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:120Sayfa 320 · Cüz 16

فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَـٰنُ قَالَ يَـٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ ۝١٢٠

Sonunda Şeytan ona vesvese verdi: "Ey Âdem!" dedi. "Sana ebedilik/sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir saltanatı göstereyim mi?"

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:121Sayfa 320 · Cüz 16

فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ ۚ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ ۝١٢١

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:122Sayfa 320 · Cüz 16

ثُمَّ ٱجْتَبَـٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ ۝١٢٢

Sonra Rabbi; onu seçti, tevbesini kabul etti ve hidayete erdirdi.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:123Sayfa 320 · Cüz 16

قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا ۖ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ ۝١٢٣

Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht da olmaz.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:124Sayfa 320 · Cüz 16

وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ أَعْمَىٰ ۝١٢٤

Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, gerçekten onun için dar,sıkıntılı bir hayat vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:125Sayfa 320 · Cüz 16

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِىٓ أَعْمَىٰ وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًا ۝١٢٥

O da şöyle der: "Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Ben, gören birisiydim."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:126Sayfa 321 · Cüz 16

قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتْكَ ءَايَـٰتُنَا فَنَسِيتَهَا ۖ وَكَذَٰلِكَ ٱلْيَوْمَ تُنسَىٰ ۝١٢٦

(Allah da) der ki: "İşte böyle, sana ayetlerimiz gelmişti de sen onları unutmuş idin. Bugün sen de unutulacaksın."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:127Sayfa 321 · Cüz 16

وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِۦ ۚ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ ۝١٢٧

Haddi aşıp, Rabbinin ayetlerine iman etmeyenleri de böylece cezalandırırız. Ahiret azabı ise elbette daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:128Sayfa 321 · Cüz 16

أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَـٰكِنِهِمْ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ ۝١٢٨

Kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onları hidayete erdirmedi mi? (Oysa) Onların kaldıkları yerlerde gezinip durmaktadırlar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:129Sayfa 321 · Cüz 16

وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى ۝١٢٩

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azap) kaçınılmaz olurdu.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:130Sayfa 321 · Cüz 16

فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا ۖ وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ ۝١٣٠

Söyledikleri sözlere sabret, Güneş doğmadan önce ve batmadan önce ve gece saatlerinde de Rabbini hamt ederek tesbit et. Gün boyunca da tesbih et ki, hoşnutluğa eresin.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:131Sayfa 321 · Cüz 16

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ ۚ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ ۝١٣١

Onlardan bir kısmına bunlarla kendilerini imtihan edelim diye dünya hayatının süsü olarak verip, faydalandırdığımız şeylere gözlerini dikme. Rabbinin rızkı ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:132Sayfa 321 · Cüz 16

وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا ۖ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُكَ ۗ وَٱلْعَـٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ ۝١٣٢

Sen aile halkına namazı emret, kendin de sabırla ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel akıbet ise takva sahiplerinindir.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:133Sayfa 321 · Cüz 16

وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ ۚ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ ۝١٣٣

"Bize, Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi?" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:134Sayfa 321 · Cüz 16

وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَـٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَـٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ ۝١٣٤

Biz onları bundan önce bir azap ile helâk etmiş olsaydık; elbette şöyle diyeceklerdi: “Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de alçalmadan, rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm
20:135Sayfa 321 · Cüz 16

قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ ۖ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَـٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ ۝١٣٥

De ki: "Herkes beklemektedir. Siz de bekleyedurun. Yakında kimin doğru yolun sahipleri ve kimin doğru yolu bulmuş olduğunu göreceksiniz."

Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4
Tefekkürüm

Kur’an’ı çevrimdışı okumak için kaydet · Bir okuma planı oluşturun

Metin kaynakları ve doğruluk

Arapça asıl metin: Tanzil Uthmani v1.1. Meal: Turkish Translation - Rowwad Translation Center · QuranEnc.com · v1.0.4.

6.236 ayet başvurusunun tümü kaynakla karşılaştırılmıştır. Bu, teknik bir bütünlük kontrolüdür; bağımsız ilmî inceleme değildir. Başlangıç besmeleleri kaynakta verildiği biçimde korunmuştur.

# PLEASE DO NOT REMOVE OR CHANGE THIS COPYRIGHT BLOCK
#====================================================================
#
#  Tanzil Quran Text (Uthmani, Version 1.1)
#  Copyright (C) 2007-2026 Tanzil Project
#  License: Creative Commons Attribution 3.0
#
#  This copy of the Quran text is carefully produced, highly 
#  verified and continuously monitored by a group of specialists 
#  at Tanzil Project.
#
#  TERMS OF USE:
#
#  - Permission is granted to copy and distribute verbatim copies 
#    of this text, but CHANGING IT IS NOT ALLOWED.
#
#  - This Quran text can be used in any website or application, 
#    provided that its source (Tanzil Project) is clearly indicated, 
#    and a link is made to tanzil.net to enable users to keep
#    track of changes.
#
#  - This copyright notice shall be included in all verbatim copies 
#    of the text, and shall be reproduced appropriately in all files 
#    derived from or containing substantial portion of this text.
#
#  Please check updates at: http://tanzil.net/updates/
#
#====================================================================
Eksiksiz kaynak geçmişi ve izinler

Meal kaynağı

Turkish Translation - Rowwad Translation Center
Translated by the team of the Rowwad Translation Center, in cooperation with the Rabwah Dawah Association, the Islamic Content Service Association in Languages, and IslamHouse.com.
Kaynak sürümü: 1.0.4 · 2025-09-28

QuranEnc.com · Meal

Kaynak izinleri · Meal sorununu bildirin

Bu dil sürümü, kutsal metnin otomatik çevirisini değil, adı belirtilen yayımlanmış bir Kur’an mealini kullanır.

Arayüz yapay zekâ yardımıyla çevrilmiştir. Bağımsız ana dil incelemesi beklemektedir. Meal sorununu bildirin · Özgün İngilizce metni okuyun